Kafa travmaları, acil nöroşirürji pratiğinin en sık karşılaşılan başvuru nedenlerinden biridir.
Kafatası Kırığı
Kafatası kırıkları, kafa travmaları sonrasında oldukça sık görülen bir durumdur. Genellikle ciddi beyin yaralanması ile beraber değildirler. Buna karşın kafatası kırığı saptanan her hastada, kırığın altında ya da beyin dokusu içerisinde kanama olup olmadığı görüntüleme ile değerlendirilmelidir.
Kırıklar; çizgisel (lineer), çökme (deprese) ve kafa tabanı kırıkları olarak sınıflandırılabilir. Çizgisel kırıkların büyük bölümü cerrahi gerektirmez ve takip ile iyileşir. Çökme kırıklarında, kemik parçasının beyin dokusuna baskı yaptığı, açık yaralanmanın eşlik ettiği veya kozmetik sorun oluşturduğu durumlarda cerrahi düzeltme gerekebilir. Kafa tabanı kırıklarında burun ya da kulaktan beyin omurilik sıvısı gelmesi (BOS kaçağı) açısından dikkatli olunmalıdır.
Travmatik Kanamalar
- Epidural hematom: Kafatası ile beyin zarı (dura) arasında biriken kanamadır. Sıklıkla arteriyel kaynaklıdır ve hızlı büyüyebildiği için acil cerrahi boşaltma gerektirebilir.
- Subdural hematom: Dura ile beyin yüzeyi arasında toplanan kanamadır. Akut, subakut ve kronik formları bulunur. Kronik subdural hematom özellikle ileri yaşta, hafif travmalardan sonra dahi görülebilir.
- Travmatik subaraknoid kanama ve beyin içi kanamalar: Kanamanın hacmine, beyinde yarattığı basıya ve hastanın nörolojik tablosuna göre izlem ya da cerrahi kararı verilir.
Değerlendirme ve Tanı
Travma hastasında ilk adım hastanın stabil hale getirilmesidir. Bilinç düzeyi Glasgow Koma Skalası ile değerlendirilir; pupil muayenesi ve nörolojik defisit sorgulaması yapılır. Görüntülemede kafa travmalarında ilk tercih bilgisayarlı tomografidir (BT); gerekli durumlarda manyetik rezonans (MR) görüntülemeden yararlanılır. Eşlik eden servikal omurga yaralanması ihtimali her hastada göz önünde bulundurulmalıdır.
Tedavi
Küçük hacimli kanamalar ve basit kırıklar yakın nörolojik takip, görüntüleme kontrolü ve medikal tedavi ile izlenebilir. Kitle etkisi oluşturan kanamalarda, kafa içi basıncın arttığı ve nörolojik tablonun kötüleştiği durumlarda cerrahi boşaltma (kraniyotomi veya dekompresif kraniyektomi) uygulanır. Amaç; beyin dokusu üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak, kafa içi basıncını normal sınırlarda tutmak ve ikincil beyin hasarını önlemektir.
Travma sonrası dönemde hastaların bir bölümünde fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci gerekmektedir. Nöbet, BOS kaçağı ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar açısından hastalar düzenli olarak takip edilmelidir.
Bilgilendirme: Bu sayfadaki içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı veya tedavinin yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka bir hekime başvurunuz.